-A A +A

TÜBİTAK RSS

Subscribe to TÜBİTAK RSS feed
Updated: 5 hours 17 min ago

TÜBİTAK Yayınları TÜYAP Adana Kitap Fuarında

Fri, 01/05/2018 - 16:22

TÜBİTAK Popüler Bilim Yayınları, 06-14 Ocak 2018 tarihleri arasında düzenlenen 11. TÜYAP Adana Kitap Fuarına katılıyor.

TÜBİTAK Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalarla, TÜBİTAK farklı yaş gruplarına yönelik 320 başlıkta 25 bin kitapla fuarda yer alacak. Ayrıca, 9 Ocak 2018 Salı günü saat 12:30–13:30 arasında Cemil Alkan tarafından "Plastik Ne Kadar Tehlikeli?" konulu söyleşi düzenlenecek.

Bilim okuryazarlığının küçük yaşlarda kazandırılmasını öncelikli hedeflerinden biri olarak benimseyen TÜBİTAK Popüler Bilim Yayınları, fuarda okurlarıyla daha yakından iletişim kurma olanağı buluyor. Okul öncesi, çocuk, gençlik, başvuru ve yetişkin kitaplarının okura sunulduğu TÜBİTAK Popüler Bilim Yayınlarının satışları yüzde 10 indirimle gerçekleştiriliyor.

TÜBİTAK Popüler Bilim Dergilerinden Abonelik Fırsatı

Wed, 01/03/2018 - 09:18

Popüler bilim yayıncılığında yarım asırdır öncü olan TÜBİTAK popüler bilim dergileri 2018 yılına yepyeni bir abonelik kampanyası ile giriyor.  

TÜBİTAK tarafından yayımlanan Bilim ve Teknik (15 yaş ve üzeri), Bilim Çocuk (7-12 yaş) ve Meraklı Minik (3-7 yaş) dergileri toplumda bilim ve teknoloji kültürü oluşturmada öncülük etmek, her yaştan insanı bilimle tanıştırmak, bilimi sevdirmek, bilimsel ve teknolojik yenilikleri ve gelişmeleri anlaşılır bir dille okuyucunun bilgisine sunmak amacıyla yayımlanıyor.  

Okurlar TÜBİTAK popüler bilim dergilerine yıllık abonelik fırsatıyla daha düşük fiyata ve yine ücretsiz kargoyla sahip olabilecekler.

Dergilerin en son fiyat artışı 2012 yılında olmuştu. 2018 yılında dergilerin aylık perakende satış fiyatı Bilim ve Teknik için 7 TL, Bilim Çocuk ve Meraklı Minik için 6 TL olacak.

Abonelik kampanyası kapsamında Bilim ve Teknik dergisinin yıllık aboneliği 84 TL yerine 60 TL, Bilim Çocuk ve Meraklı Minik dergilerinin ise yıllık aboneliği 72 TL yerine 50 TL olacak. Dergilere ikili ve üçlü kampanya ile de abone olunabilecek. Herhangi iki derginin yıllık abonelik ücreti 90 TL, üç derginin yıllık abonelik ücreti ise 130 TL. Üstelik kargo da ücretsiz olacak.

 

TÜBİTAK popüler bilim dergilerinin yeni abonelik kampanyasından faydalanmak için www.tubitakdergileri.com.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

TÜBİTAK UME ile BIPM arasında Metroloji Eğitimi Programı Başlıyor

Tue, 01/02/2018 - 16:32

TÜBİTAK UME’nin BIPM (Uluslararası Ağırlıklar ve Ölçüler Bürosu) Kapasite Geliştirme ve Bilgi Transferi (CBKT) programı kapsamında 2018 yılında düzenleyeceği uzun dönem (1 – 3 ay arası) eğitim programına başvurular 28 Kasım 2017 tarihinde tamamlandı.

18 Eylül 2017 tarihinde başlayan başvuru süreci boyunca Azerbaycan, Bahreyn, Belarus, Benin, Bosna-Hersek, Burkina Faso, Ekvador, Etiyopya, Gana, İran, Kazakistan, Kenya, Libya, Moldova, Moğolistan, Karadağ, Kırgızistan, Panama, Suudi Arabistan, Tacikistan, Ukrayna, Birleşik Arap Emirlikleri ve Zambiya’nın aralarında olduğu toplamda 23 ülkeden 58 başvuru alındı.

Değerlendirme aşamasında CIPM MRA’yı imzalamayan ülkelerden gelen taleplerle  bir ulusal metroloji enstitüsünde çalışmayanlardan alınan başvurular değerlendirme dışı bırakıldı.  Geriye kalan 44 başvuru değerlendirmeye alınarak 10 başvuru kabul edildi. Bununla birlikte 7 başvurunun da yedek listeye alınması kararlaştırıldı.

Başvurusu kabul edilen ülkeler Zaman Frekans alanında Azerbaycan, Empedans alanında BAE, Akışkanlar alanında Borsa Hersek, Kütle alanında Etiyopya, Sıcaklık alanında Gana, Gerilim alanında İran, Basınç alanında Kazakistan, RF Mikrodalga alanında Kenya, Boyutsal alanında da Suudi Arabistan ve Zambiya.

Güç ve Enerji alanında Belarus, Organik Kimya alanında Bosna Hersek, Boyutsal alanında İran, Basınç alanında Kenya, Kütle alanında Moldova, Watt Balans alanında Suudi Arabistan ve Güç Enerji alanında Ukrayna’nın başvuruları  da yedek listeye alındı.

2018 ve 2019 yıllarında iki dönem olarak gerçekleştirilecek programın İlk dönemi 1 Nisan 2018 tarihinde başlayacak.

İki yıl boyunca BIPM ile ortak yürütülecek olan eğitim programı TÜBİTAK UME’nin metroloji dünyasındaki yeri açısından da önemli bir prestij değeri taşıyor.

KAMAG 1007 Programı Kapsamında Yeni Çağrı Açıldı

Tue, 01/02/2018 - 16:03

TÜBİTAK Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı (1007 Programı) kapsamında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının müşteri kurum olarak yer aldığı "Stratejik Öneme Sahip Hayvan Aşılarının Geliştirilmesi ve Yerli İmkânlarla Üretilmesi" ihtiyaç başlığına yönelik çağrı için duyuru Kamu Araştırmaları Destek Grubu (KAMAG) tarafından 02.01.2018 itibari ile yayınlanmıştır.

 

Çağrıya ilişkin detaylı bilgilere ve başvuru sistemine http://ardeb-pbs.tubitak.gov.tr bağlantısından ulaşabilirsiniz.

 

Çağrı başlıklarına yönelik hazırlanacak proje önerilerinin 02.03.2018 tarihine kadar sisteme kaydedilmesi gerekmektedir.

KAMAG 1007 Programı Kapsamında Yeni Çağrı Açıldı

Tue, 01/02/2018 - 15:55

TÜBİTAK Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı (1007 Programı) kapsamında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının müşteri kurum olarak yer aldığı " Bitki Koruma Ürünlerinin (BKÜ) Geliştirilmesi ve Üretilmesi " ihtiyaç başlığına yönelik çağrı için duyuru Kamu Araştırmaları Destek Grubu (KAMAG) tarafından 02.01.2018 itibari ile yayınlanmıştır.

 

Çağrıya ilişkin detaylı bilgilere ve başvuru sistemine http://ardeb-pbs.tubitak.gov.tr bağlantısından ulaşabilirsiniz.

 

Çağrı başlıklarına yönelik hazırlanacak proje önerilerinin 02.03.2018 tarihine kadar sisteme kaydedilmesi gerekmektedir.

KAMAG 1007 Programı Kapsamında Yeni Çağrı Açıldı

Tue, 01/02/2018 - 15:33

TÜBİTAK Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı (1007 Programı) kapsamında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının müşteri kurum olarak yer aldığı "Mikotoksin Analitik Standartlarının Yerli Olarak Üretilmesi" ihtiyaç başlığına yönelik çağrı için duyuru Kamu Araştırmaları Destek Grubu (KAMAG) tarafından 02.01.2018 itibari ile yayınlanmıştır.

 

Çağrıya ilişkin detaylı bilgilere ve başvuru sistemine http://ardeb-pbs.tubitak.gov.tr bağlantısından ulaşabilirsiniz.

 

Çağrı başlıklarına yönelik hazırlanacak proje önerilerinin 02.03.2018 tarihine kadar sisteme kaydedilmesi gerekmektedir.

Türkiye’nin En Girişimci ve Yenilikçi Üniversitesi Belli oldu

Fri, 12/29/2017 - 17:08

TÜBİTAK tarafından, üniversitelerin girişimcilik ve yenilikçilik performanslarına göre sıralandığı Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi 2017 yılı sıralaması Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü tarafından TÜBİTAK’ta düzenlenen basın toplantısında açıklandı.
Bu yılın birincisinin 90,97 puanla Sabancı Üniversitesi olduğunu bildiren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, ikinci sırada 87,31 puanla Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin (ODTÜ), üçüncü sırada ise 85,18 puanla Gebze Teknik Üniversitesi'nin bulunduğunu ifade etti.

Üniversiteler arasındaki rekabeti artıracak, onları motive edecek bu türden çalışmaların artmasını dilediğini belirten Bakan Özlü, “Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi çalışması, üniversitelerin eğitim kalitesine göre sıralandığı bir liste veya en başarılı üniversiteyi ortaya koyan bir sıralama değildir” dedi.

Böylesine kapsamlı ve titiz bir çalışmanın durduk yerde yapılmadığına, Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi çalışmasının, bir yandan üniversitelere rehber olacağına, bir yandan da girişim ve yenilik alanında, toplumsal bir farkındalık oluşmasına katkıda bulunacağına değinen Bakan Özlü, şunları kaydetti:

“Hedefimiz; üniversitelerimiz arasındaki girişimcilik ve yenilikçilik odaklı rekabeti artırmaktır. Rekabet arttıkça, girişimcilik ekosistemi de gelişecektir. Rekabet ve girişim; yaşadığımız çağın anahtar kavramlarıdır. Bu iki kavramla bütün kapıları ve bütün fırsat pencerelerini açmak mümkündür. Tüm dünya, girişimin ve rekabetin yörüngesinde ilerlerken, biz bu kavramlara duyarsız kalamayız. Özellikle sanayinin, üretimin ve pazarlamanın kuralları yeniden yazılırken, tüm bu süreci izlemekle yetinemeyiz. Sanayi 4.0 sürecinin gerisinde kalamayız. Bizler; siyasi iradenin temsilcileri olarak, Türkiye’yi Sanayi 4.0 sürecinin aktif bir üreticisi yapmaya kararlıyız. Bütün bilim, sanayi ve teknoloji politikalarımızı bu karar doğrultusunda planlıyoruz.”

Bu süreçte üniversitelere güvendiklerini belirten Bakan Özlü, üniversitelerin, girişimcilik ruhunun ve yenilikçilik kültürünün gelişmesinde en önemli basamak olduğunu, bütün arzu ve çabanın, bir eli bilimde diğer eli hayatın içinde olan bir üniversite anlayışını Türkiye’ye kazandırmak olduğunu ifade etti. Hayatın, toplumun, bilimin ve üretimin içinde bir üniversite istediklerine değinen Bakan Özlü, bilimle teknolojiyi, bilimle sanayiyi buluşturan üniversiteler için çabaladıklarını, bu açıdan, Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksini, çok anlamlı ve gerekli bulduklarını, girişimci üniversite kavramının, bütün üniversitelerde bir parola olarak benimsenmesi gerektiğini vurguladı.

Teknolojinin arka bahçesi olmayacağımız hususunda kararlı olduklarını belirten Bakan Özlü, şunları kaydetti:

“Teknolojiyi sadece satın alan bir ülke olmayacağız. Kendi insan kaynağımızla, kendi potansiyelimizle ve kendi gücümüzle; yüksek teknoloji üreteceğiz. İhracatımızdaki yüksek teknolojili ürünlerin payını, istikrarlı bir biçimde artıracağız. Özellikle üniversitelerimizi; dünya çapında bilim yapılan, teknoloji üretilen merkezler haline getireceğiz. Bilim üreten üniversite ile, katma değer üreten sanayiyi; birbirinin paydaşı yapacağız. Sanayicinin ihtiyaç duyduğu bilgiyi ve yetişmiş insan kaynağını, üniversitelerimizde üreteceğiz. Akademisyenlerimizi; amfilerin dışına çıkarıp, sanayi ile buluşturacağız. Zira, üniversiteler sadece sınıflardan, binalardan ibaret değildir. Üniversitelerde üretilen bilginin, ekonomik ve sosyal faydaya dönüşmesi şarttır. Tüm bunları yaparken, özellikle gençlerimizin, okul sıralarında girişimci ve yenilikçi bireyler olarak yetişmesini hedefleyeceğiz. Dolayısıyla; üniversite iklimini ve ekosistemini, her yönüyle, girişimciliği ve yenilikçiliği destekleyecek şekilde inşa edeceğiz.”

"Üniversitelerin Girişimcilik Ruhu Gelişti"

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. A. Arif Ergin de üniversitelerin girişimcilik ruhunun geliştirildiğine işaret ederek, ilk 10'da yer alan üniversiteler arasında kıran kırana bir yarış olduğunu ve daha hızlı koşmaya alıştıklarını söyledi. Prof. Dr. Ergin, ilk 50'ye girmek için üniversitelerin güzel ve verimli bir çalışma sürdürdüklerini dile getirerek, fikri mülkiyet havuzunda yüzde 37, iş birliği ve etkileşimde yüzde 22, girişimcilik ve yenilikçilik kültürü boyutlarında yüzde 49'luk artış görüldüğünü bildirdi. Sıralamada yer alan ilk 50 üniversitenin ortalama puanlarının 2017'de 2012'ye göre yüzde 24 arttığına dikkati çeken Prof. Dr. Ergin, "Bu kapsamda performanslara yönelik dikkate alınan göstergelerdeki niteliksel derinliği artırmamız gerektiğini düşünüyoruz. Bilimsel araştırma konusundaki verimlilikte istediğimiz etkiyi sağlayamadığımızı görüyoruz. Bunun için niteliksel derinliği artırmak adına kullanılan eşik değerleri ve göstergelerin alt kırılımlarına yönelik kriterlerde değişiklikliklere gidilebilecek" dedi.


        2017 Yılı İlk 10 Sıra
1.    Sabancı Üniversitesi
2.    Orta Doğu Teknik Üniversitesi
3.    Gebze Teknik Üniversitesi
4.    İstanbul Teknik Üniversitesi
5.    Boğaziçi Üniversitesi
6.    İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi
7.    Koç Üniversitesi
8.    İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü
9.    Özyeğin Üniversitesi
10.  Yıldız Teknik Üniversitesi

Listenin tamamına ulaşmak için  tıklayınız.
Daha önceki yıllardaki sıralamalara ulaşmak için tıklayınız.

 

52 Bilim Ödülleri 2017 foto galeri

Thu, 12/28/2017 - 18:55

TÜBİTAK Ödülleri Sahiplerini Buldu

Thu, 12/28/2017 - 17:48

TÜBİTAK tarafından her yıl verilmekte olan Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan himayesinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen törenle sahiplerini buldu.

Bilim insanlarını Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, ödüllerini tevdi edecekleri bilim insanlarını ve ödüllerin tespitinde gösterilen hassasiyet dolayısıyla da TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Arif Ergin ve ekibi ile TÜBİTAK Bilim Kurulu üyelerini tebrik etti. Yarım asırdan fazladır devam eden bu geleneğin bundan sonra da prestijine prestij katarak devam edeceğine inancını vurgulayan Erdoğan, bu yıl dört Bilim Ödülü ve 11 Teşvik Ödülü verildiğini anımsatarak; Bilim Ödülü Kategorisinde "Temel Bilimler" alanında İstanbul Üniversitesinden Prof. Dr. Reşat Apak ve Bilkent Üniversitesinden Doç. Dr. F. Ömer İlday’ı, Mühendislik Bilimlerinde Akdeniz Üniversitesinden Prof. Dr. Ömer Civalek'i, Sosyal Bilimlerde Koç Üniversitesinden Prof. Dr. Sumru Altuğ’u; "Teşvik Ödülleri"nde, ‘Temel Bilimler’de Prof. Dr. Şule Erten Ela, Doç. Dr. Filiz Kuralay, Doç. Dr. Önder Metin, ‘Mühendislik Bilimleri’nde Prof. Dr. Serkan Eryılmaz, Doç. Dr. Vehbi Çağrı Güngör, Doç. Dr. Tuğba Ölmez Hancı, Doç. Dr. Cem Sevik, Prof. Dr. Ali Rıza Yıldız, Sosyal Bilimlerde Doç. Dr. Reşat Bayer, Doç. Dr. Seda Ertaç Güler ve Doç. Dr. Ebru Kaya’yı tebrik ederek, çalışmalarında başarılar diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilim insanlarına bundan sonraki çalışmalarında başarı dileyerek, “Kendilerinden ülkemizin önünü açacak, bilim dünyasına yön verecek çok daha büyük başarılar beklediğimizi de özellikle ifade etmek isterim" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir milletin istikbali bilgi kaynaklarıyla kurduğu ilişkinin niteliğine bağlıdır. Kitapla kalemle ilimle bağı güçlü olan toplumların uzun yıllar boyunca varlıklarını idame ettiklerini görürüz. Öte taraftan bu bağ ne kadar zayıfsa o milletin ayakta kalma şansı da o derece zayıftır. Bu gerçeğin en yakın şahidi bizzat kendi tarihimizdir. "

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilginin, kendine bigane kalan kişileri ve toplumları affetmediğinin altını çizerek, şunları söyledi: "Bir milletin istikbali bilgi kaynaklarıyla kurduğu ilişkinin niteliğine bağlıdır. Kitapla kalemle ilimle bağı güçlü olan toplumların uzun yıllar boyunca varlıklarını idame ettiklerini görürüz. Öte taraftan bu bağ ne kadar zayıfsa o milletin ayakta kalma şansı da o derece zayıftır. Bu gerçeğin en yakın şahidi bizzat kendi tarihimizdir. Kendi mazimize baktığımızda ecdadın inkişaf yani yükseliş dönemlerinin aynı zamanda ilmi açıdan da yeninin öncülüğünü yaptıkları dönemlere tekabül ettiğine şahit oluyoruz. Ecdat, at üstünde kılıçla sınırlarını Asya'dan Avrupa'ya ve Afrika'ya genişletirken, bunu çok güçlü bir ilmi, kültürel ve siyasi birikimle de desteklemiştir."

 

Benzer ilmi keşiflerin, Selçuklu ve Osmanlı'da da olduğunun görüldüğünü anımsatan Erdoğan, yalnızca ilim erbaplarının değil birçok sultan ve hükümdarın da farklı buluş ve yeniliklere imza attığını ifade etti. Fatih Sultan Mehmet'in bunun en güzel ve somut örneği olduğunu belirten Erdoğan, "Günümüzün ifadesiyle Fatih Sultan Mehmet Han kendi döneminin en büyük aslında Ar-Ge'cisidir. İstanbul sadece silahlı güçle, askeri kuvvetle fethedilmemiştir. İstanbul aynı zamanda Fatih Sultan Mehmet Han'ın askeri alanlardaki Ar-Ge ve yenilikçi kabiliyeti ile de alınmıştır. Tasarımını bizzat kendisinin yaptığı şahi topları, top döküm teknolojisinde zamanının en az 100 yıl ilerisinde bir teknolojiye sahipti" diye konuştu.

“Bu Topraklar Dünya Bilim Tarihine Yön Veren Çok Sayıda İlim Adamı Yetiştirdi”

Bu toprakların asırlar boyu İbn-i Sina'dan Farabi'ye, Feridüddin Attar'dan Ömer Hayyam'a, Ali Kuşçu'dan Harizmi'ye, Cabir bin Hayyam'a kadar dünya bilim tarihine yön veren çok sayıda ilim adamı yetiştirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yüzyıllarca sayısız yeniliğe imza atmış bir ecdadın torunları olarak acaba neden bu kadar mevzi kaybettik? Nasıl oldu da bilim ve teknoloji konusunda bu kadar geriye düştük?" diye sordu. Erdoğan, kimilerinin buna maddiyat dediğini, kimilerinin problemi beşeri sermayede aradığını, kimilerinin de sorunun kaynağı olarak devleti veya akademiyi gösterdiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, çoğunluğun ise bütçe rakamlarıyla meseleyi açıklamaya çalıştığını aktardı. Bu sayılanların tamamının belli oranda etkisinin bulunduğunu dile getiren Erdoğan, "Son iki asırda yaşadığımız geri kalmışlığı yalnızca maddiyatla, bütçeyle veya insan kaynağıyla açıklamak bana göre hatalı bir yaklaşım olacaktır. Ben burada temel sıkıntının zihniyet meselesi olduğunu düşünüyorum. Evet, biz mücadeleyi önce zihinlerimizde ve gönüllerimizde kaybettik. Bu süreçte en büyük hatayı, özgüvenimizi, kendimize olan itimadımızı, başarabileceğimize dair inancımızı törpüleyerek yaptık." diye konuştu. Okullarda çocuklara senelerce neden yapamayacaklarının öğretildiğini, onlara yeni işler çıkararak "sakın başınıza dert açmayın" denildiğini ifade eden Erdoğan, öğrencilerden genellikle statükoya boyun eğmelerinin istendiğini belirtti.

“Eğitim öğretim sistemimiz kendinden utanan, tarihinden, kimliğinden, inancından hicap duyan nesiller yetiştirmeye ayarlanmıştı. Bunun neticesi olarak Batı karşısında ezik ilerlemeyi Batı'ya öykünmekte gören, öte yandan kendi değerlerine karşı da nobran kuşaklar yetişti"  diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Farabi, Ali Kuşçu, Piri Reis denildiğinde bunu hafife alan, bilimin merkezi olarak sadece Batı'yı gören hastalıklı bir anlayışın zihinlere hakim olduğunu vurguladı. İnsanı formatlayan bir eğitim-öğretim sistemi içerisinde sürekli umutsuzluk, karamsarlık pompalandığını söyleyen Erdoğan, başarının sırrının önce yapabileceğine inanmak olduğuna işaret eden etti ve "Biz bile ilkokula giderken alfabemizde belki çok basit gelecek ama 'yat yat uyu, uyu uyu yat', bununla yetiştirildik. Halbuki tam aksi olması gerekirdi. 'Çalış çalış, oku oku' denmesi gerekirdi. Benim okuduğum alfabede bu yazıyordu. Başarının anahtarı özgüven sahibi olmak. Kendi kabiliyetlerinin farkına varmaktır. İman varsa Allah'ın izniyle imkan da vardır" diye konuştu.

 

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü: “Gittiği Her Yere Medeniyet ve İlim Götüren Bir Milletin Evlatları Olarak Tüm Çabamız Bilim ve Teknolojiye Öncülük Etmek”

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, bütün kurumlar ve yetişmiş insan kaynağıyla girişimcilerin, firmaların ve bilim insanlarının hizmetinde olacaklarını belirterek, "Bilim ve teknoloji politikaları ile sanayi politikalarını bütünleştireceğiz. Türkiye'yi bilim merkezi, teknoloji üssü ve ileri sanayi ülkesi yapmak için durmadan, dinlenmeden çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Bakan Özlü, TÜBİTAK 2017 Bilim ve Teşvik Ödülleri Töreninde yaptığı konuşmada, bilim ve teknolojide en büyük özgüven ve dayanak noktasının medeniyet bilinci olduğuna işaret etti. Ülke topraklarında ve kültüründe, bilim ve bilim insanlarının her zaman takdir edildiğini, itibar gördüğünü, el üstünde tutulduğunu söyleyen Özlü, "Batı bilimi, yüzlerce yıl boyunca bizim medeniyetimizden, coğrafyamızdan, ilim erbabımızdan referans almıştır" dedi. Gittiği her yere medeniyet ve ilim götüren bir milletin evlatları olarak tüm çabalarının, bilime ve teknolojiye öncülük etmek olduğunu dile getiren Özlü, Türkiye'nin bilimsel bilgi üretme yeteneğini ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürmek için çalışmaya, terlemeye ve üretmeye devam edeceklerini belirterek, bütün kurumlar ve yetişmiş insan kaynağıyla girişimcilerin, firmaların ve bilim insanlarının hizmetinde olacaklarını bildirdi. Bilim ve teknoloji politikaları ile sanayi politikalarını bütünleştireceklerini söyleyen Özlü, Türkiye'yi bilim merkezi, teknoloji üssü ve ileri sanayi ülkesi yapmak için durmadan, dinlenmeden çalışmaya devam edeceklerini vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın desteğine dikkati çeken Özlü, "TÜBİTAK Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödüllerine layık görülen bilim insanlarımızı tebrik ediyorum. Bilime ve bilim adamlarına gösterdiğiniz ilgi, teşvik ve yüksek himaye için zat-ı devletinize bir kez daha şükranlarımı ve saygılarımı arz ediyorum" dedi.

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Ergin: “Ödüle Layık Görülen Bilim İnsanlarımızı ve Her Daim Onların Arkasında Duran Ailelerini Kutluyorum”

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. A. Arif Ergin de, ödül törenindeki konuşmasında, mühendis olarak işe başladığı kurumda katıldığı bazı projelere değindi.  Bu projelerin, bir konuya siyasi iradenin liderlik etmesinin, yön göstermesinin ve bizzat ilgili kurumlarca da sahiplenilmesinin değerini gösterdiğini ifade eden Prof. Ergin, şunları söyledi: "Kritik teknolojileri yerli ve milli hale getirmemiz ancak böyle bir kararlılık ve uyum sayesinde mümkün olabiliyor. Bugün bir ürünün 10 kritik parçasının 9 tanesini üretiyor olsanız bile, üretemediğiniz o bir parça ileride ciddi sorunlara yol açabiliyor. En mükemmel elektronik devre tasarımlarını yapsanız dahi, eğer çiplerinizi yerli olarak üretemiyorsanız, bunun anlamı ne yazık ki o çiplerin kontrolünün sizin elinizde olmadığıdır. Halihazırda TÜBİTAK'ta kurulu Yarı İletken Teknolojileri Araştırma Laboratuvarı'nda tasarım ve sınırlı ölçekte bir çip üretimi yapabiliyoruz. İnşallah Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ile ortak olarak şirket kurulum işlemlerini tamamladığımız çip fabrikası faaliyete başlayınca tam manasıyla seri üretim yapabilir hale geleceğiz ve 1980 öncesine uzanan bir hayali daha gerçekleştirmiş olacağız. Bunun sonucu olarak, çipli kimlik kartı, güdüm dedektörleri ve pek çok ürünün çiplerini yabancı eli değmeden üretebileceğiz."

“Kamu Kurumlarından PARDUS Dönüşümü Konusunda Daha Kararlı ve Cesur Adımlar Atmalarını Bekliyoruz”

PARDUS'un sadece ekonomik gerekçelerle değil güvenlik açısından da son derece kritik bir proje olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Ergin, bütün kamu kurumlarından PARDUS dönüşümü konusunda daha kararlı ve cesur adımlar atmalarını beklediklerini bildirdi. Prof. Ergin, Türkiye Araştırma Alanı'nın (TARAL) 2005 yılı bütçesinin 345 milyon lira, bu kapsamda yapılan harcamaların 103 milyon lira seviyesindeyken bu yıl neredeyse tamamı kullanılan TARAL bütçesinin büyüklüğünün 1,5 milyar liraya ulaştığına dikkati çekti. TÜBİTAK'ın Ar-Ge desteklerini kurgulama ve uygulama konusunda sahip olduğu bilgi ve tecrübenin, bu desteklerin niceliğinden çok daha büyük bir değer taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Ergin, sınırlı kaynakları birçok alana azar azar paylaştırmak yerine, birkaç öncelikli alana yoğunlaştırmanın daha iyi sonuçlar vereceğine inandığını vurguladı. Prof. Dr. Ergin, sözlerine şöyle devam etti: "Öncelikli alanların devletin en üst iradesi tarafından belirlenmesi, sahiplenilmesi ve takip edilmesi, bilim ve teknoloji alanındaki çalışmalara çok ciddi bir yön verecek, güç, ivme ve enerji kazandıracaktır. Gelişmiş ülkelerin uzun yıllara dayanan tecrübeleri de bizim son 15 yıllık tecrübemiz de bu gerçeği teyit etmektedir. Ödüle layık görülen bilim insanlarımızı ve her daim onların arkasında duran ailelerini tekrar kutluyor, gerek yurt içinde gerek yurt dışında çalışmalarını sürdüren tüm bilim insanlarımıza teşekkür ediyorum."

2556 - TÜBİTAK - QNRF Sibergüvenlik Çağrısının Son Başvuru Tarihi Uzatılmıştır

Thu, 12/28/2017 - 11:11

Kurumumuz ile Katar Ulusal Araştırma Fonu (Qatar National Research Fund - QNRF) arasında ‘Siber Güvenlik’ alanında bir ‘Akademi-Sanayi İşbirliği’ çağrısı açılmış, çağrının son başvuru tarihi 08 Ocak 2018 olarak ilan edilmişti.

Bununla beraber, Araştırmacılarımızdan gelen talepler doğrultusunda karşı kuruluşla yazışmalarda bulunulmuş olup, ilgili yazışmalar sonucunda, bahsekonu çağrının 29 Ocak 2018 tarihine kadar uzatılmasına karar verilmiştir. 

TÜBİTAK-QNRF Ortak Çağrısı hakkındaki detaylı bilgilere https://www.tubitak.gov.tr/sites/default/files/2204/tubitak-qnrf_cybersecurity_27-12-2017_final2.pdf sayfasından ulaşılabilir.

ERANet-LAC 2017/3 Çağrısı Açıldı

Tue, 12/26/2017 - 12:41

Bir 7. Çerçeve Programlar projesi olan ERANet-LAC (Network of the European Union, Latin America and the Caribbean Countries on Joint Innovation and Research Activities) Avrupa Birliği ülkeleriyle Latin Amerika ve Karayip Ülkeleri arasında bilimsel ve teknolojik araştırma alanlarında işbirliğini artırma amaçlı faaliyetleri desteklemiştir.

 

Projenin resmi bitiş tarihi olan 2017 yılı sonu akabinde ise, işbirliğinin sürdürülmesi hedefiyle, ERANet-LAC Partnerleri tarafından “EU-CELAC Interest Group” adı altında bir bağımsız platform oluşturulmuştur. Bu çerçevede, ERANet-LAC/EU-CELAC Interest Group üye ülkelerinin katılımıyla biyoekonomi, sağlık ve bilgi iletişim teknolojileri konulu çağrı açılmıştır.

 

ERANet-LAC 2017/3 çağrı dönemi 8 Mart 2018 tarihine kadar başvuruya açık olacaktır. Çağrıya aşağıdaki alanlarda proje başvuruları iletilebilir:

 

1) BIOECONOMY / BIOREFINERIES: Intermediate and/or High-Added Value Bioproducts

2) HEALTH : Infectious Diseases: Early Detection Research including both, Screening and Diagnosis

3) ICT : Platform for Learning and Inclusion

4) ICT for Urban Sustainability: Nature-Based Solutions, Citizen Science and Systemic Urban Planning

 

Çağrıya ülkemiz ile birlikte Arjantin, Barbados, Belçika, Bolivya, Brezilya, Şili, Kosta Rika, Dominik Cumhuriyeti, Ekvator, Finlandiya, Almanya, Guetamala, İsrail, İtalya, Meksika, Panama, Peru, Polonya, İspanya ve Uruguay’dan fonlayıcı kurum ve kuruluşlar katılım sağlayacaktır.

1601 Programı 2017 Yılı Çağrı Sonuçları Açıklandı

Mon, 12/25/2017 - 17:20
1601 Programı Teknoloji Transfer Ofislerine Yönelik Hazırlık, Başlangıç ve Kapasite Artırımı Sağlanması ve Uygulanması 2017 Yılı Çağrısı (1601-2017-1 Çağrısı) değerlendirmeleri tamamlanmış olup desteklenmesine karar verilen Üniversitelerin isimleri (alfabetik sıraya göre) aşağıda yer almaktadır:   1) Bahçeşehir Üniversitesi 2) Düzce Üniversitesi 3) Eskişehir Osmangazi Üniversitesi 4) İzmir Ekonomi Üniversitesi 5) Marmara Üniversitesi 6) Okan Üniversitesi 7) Pamukkale Üniversitesi 8) Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi

4006-TÜBİTAK Bilim Fuarları Destekleme Programı Sonuçları Açıklandı

Mon, 12/25/2017 - 16:58

Sonuçlar için http://bilimiz.tubitak.gov.tr internet adresinden "Başvuru ve Sonuç Sistemine Giriş" kısmından giriş yapabilirsiniz.

2205 Yurt İçi Lisans Burs Programı

Wed, 12/20/2017 - 15:18

2205-Yurt İçi Lisans Burs Programın 2017 yılı 2. dönemine yapılan başvurular değerlendirilmiş ve burs almaya hak kazanan öğrenciler belirlenmiştir.

Başvuru sonuçları; ebideb.tubitak.gov.tr internet adresinden açıklanmıştır.

Burs almaya hak kazananların burs ödemeleri 1 Ekim 2017 tarihinden geçerli olmak üzere başlatılacaktır.

ÖNEMLİ NOT: Resmi Gazete'de yayımlanan "Olağanüstü Hal (OHAL) Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname" çerçevesinde devam eden çalışmalar doğrultusunda; olumsuz bir durumun ortaya çıkması halinde, bursiyerin bursu iptal edilebilecektir.

415 Firmaya TÜBİTAK "BİGG" Desteği

Mon, 12/18/2017 - 17:15

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu  (TÜBİTAK), Bireysel Genç Girişim (BiGG) Programı ile genç ve yenilikçi girişimci adaylarının hayallerini gerçekleştirmeye devam ediyor.  2017 yılı çağrısının birinci döneminde kurulan 195 firmaya, ikinci dönemde desteklenmesi uygun bulunan 220 girişimcinin kuracağı firmaların eklenmesiyle, toplamda 415 firma Bireysel Genç Girişim Programı ile kurulmuş olacak.

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. A. Arif Ergin, TÜBİTAK'ın 2012 yılından itibaren yürütülen "Girişimcilik Aşamalı Destek Programı"nın, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca yürütülen "Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı" ile birleştirildiğini hatırlatarak, iki programın 2017 çağrı dönemi itibarıyla "Bireysel Genç Girişim Programı" adı ve yenilenmiş içeriğiyle uygulamaya alındığını söyledi.

Prof. Dr. Ergin, Bireysel Genç Girişim Programı çerçevesinde bugüne kadar desteklenen 752 girişimcinin, şirketlerini kurarak iş fikirlerini hayata geçirdiklerini bildirdi. Programın birinci aşamasında 20 uygulayıcı kuruluşun girişimcilere eğitim, mentorlük, kuluçka, iş birliği ağlarının kullanımı ve müşteri doğrulama desteklerini içerecek şekilde hızlandırıcı hizmeti sağladığını belirten Prof. Dr. Ergin, “Böylece TÜBİTAK, uygulayıcı kuruluşları da destekliyor. Bireysel Genç Girişim Programı'nın ikinci aşamasında girişimcilerin firmalarını kurmaları sonrasında, 150 bin lira sermaye desteği sağlandı ve her girişimciye iş rehberi atandı” diye konuştu.

Prof. Dr. Ergin, "2017 yılı çağrısının birinci döneminde kurulan 195 firmaya, ikinci dönemde desteklenmesi uygun bulunan 220 girişimcinin kuracağı firmaların eklenmesiyle, toplamda 415 firma Bireysel Genç Girişim Programı ile kurulmuş olacak. Söz konusu 415 firmaya, toplam 61 milyon 127 bin liralık bütçe tahsis edilecek" dedi.

Bireysel Genç Girişim Programı 2017 yılı çağrısı birinci ve ikinci döneminde, 20 uygulayıcı kuruluş aracılığıyla 6 bin 635 girişimci iş fikri başvurusu yapıldığını vurgulayan Prof. Dr. Ergin, 2 bin 733 girişimcinin birinci aşama desteği almaya uygun görüldüğünü, bunlar arasından 723 girişimcinin ikinci aşamaya başvurusunun onayladığını ve değerlendirmeler sonucunda toplamda 426 girişimcinin teknogirişim sermayesi desteği almasının uygun bulunduğunu bildirdi.

Bireysel Genç Girişim Programı 2017 yılı ikinci çağrısı sonucunda, panel değerlendirmesine katılan 394 girişimciden 220'sinin desteklenmeye hak kazandığını vurgulayan Prof. Dr. Ergin, desteklenmeye hak kazananların başarı oranının yüzde 56 olduğunu belirtti.

TÜBİTAK-MHESR (Tunus) Ortak Çağrı Sonuçları Açıklandı

Thu, 12/14/2017 - 10:05

TÜBİTAK ile Tunus Yüksek Eğitim ve Bilimsel Araştırma Bakanlığı (MHESR) arasındaki işbirliği çerçevesinde açılmış olan 2017 yılı çağrısı sonucunda 2018-2020 yıllarında desteklenmesine karar verilen projelere buradan ulaşabilirsiniz.

BİGG 2017 Yılı Çağrısı 2. Dönem Sonuçları Açıklandı

Tue, 12/12/2017 - 16:44

BiGG - 1512 kodlu Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı 2017 yılı çağrısının 2. dönem panel değerlendirmesi sonuçlarına göre desteklenmeye hak kazanan girişimciler belli oldu. Değerlendirilen 394 iş planından 220’si şirket kurarak 150.000 TL’ye kadar geri ödemesiz sermaye desteği almaya hak kazandı.

Desteklenmesi uygun bulunan projelerin listesine ulaşmak için tıklayınız.

 

 

 

“TÜBA Ödülleri Töreni” 12 Aralık’ta Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde

Mon, 12/11/2017 - 23:58

TÜBA’nın, bilim insanlarını teşvik, takdir ve ödüllendirme işlevi kapsamında ve 2015 yılından bu yana Cumhurbaşkanlığı himayelerinde her yıl düzenlenen “TÜBA Ödülleri Töreni”, 12 Aralık 2017 Salı günü saat 12:00’de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilecek. Törende “TÜBA Uluslararası Akademi, Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı (TÜBA-GEBİP) ve Bilimsel Telif Eser (TÜBA-TESEP) Ödülleri” sahiplerini bulacak.

2017 yılında üç bilim insanı Uluslararası TÜBA Akademi Ödülüne; 39 üstün başarılı genç bilim insanı TÜBA-GEBİP Ödülü’ne, biri Halil İnalcık Özel Ödülü, ikisi Kaydadeğer Eser Ödülü olmak üzere üç Türkçe Bilimsel Telif Eser de TÜBA-TESEP Ödülü’ne layık görüldü.

2017 yılı TÜBA Uluslararası Akademi Ödülleri’ni Fen ve Mühendislik Bilimleri alanında İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Hüseyin Arslan, Sağlık ve Yaşam Bilimleri alanında Harvard Üniversitesi Öğretim Üyesi Cenk Ayata ve Sosyal ve Beşeri Bilimler alanında; Macaristan Bilimler Akademisi Üyesi ve Eötvös Lorand Üniversitesi Öğretim Üyesi Gabor Hamza kazandı. TÜBA Ödülleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından tevdi edilecek.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilecek "2017 Yılı TÜBA Ödülleri Töreni"ne; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, TÜBA Başkanı Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar, devlet erkanı, TÜBA üyeleri, protokol mensupları, akademisyenler, ödül sahiplerinin yakınları ve davetliler katılacak.

TÜBA Uluslararası Akademi Ödülleri; Fen ve Mühendislik Bilimleri, Sağlık ve Yaşam Bilimleri ve Sosyal ve Beşeri Bilimler olmak üzere üç alanda uluslararası düzeyde, özgün, öncü ve çığı açıcı çalışmalarıyla öne çıkan ve Akademiler, Üniversiteler ve TÜBA Akademi üyelerince aday gösterilen bilim insanlarına 2015’ten beri veriliyor. Ödül, madalya ve berat ile takribi 30.000 Amerikan dolarından oluşuyor. Her yıl Akademi Ödülleri’nden biri, alanlar arasında dönüşümlü olarak Türk veya Türkiye bağlantılı çalışmaları olan bilim insanlarına veriliyor. 2017 yılında Türkiye bağlantılı akademi ödülü Fen ve Mühendislik Bilimleri kategorisinde verildi.

TÜBA- GEBİP Ödülleri; Doğa, Mühendislik, Sağlık Bilimleri ile Sosyal Bilimler alanlarında çalışan üstün başarılı genç bilim insanlarını, bilimsel çalışmalarını Türkiye’de sürdürmeleri, kendi çalışma gruplarını oluşturmaları, Türkiye kaynaklı uluslararası düzeyde nitelikli proje ve yayınlarını ödüllendirme ve teşvik amacıyla 2001’den beri veriliyor. Yüksek talep gören bu özgün program kapsamında, ödül sahiplerine 3 yıl boyunca her yıl 20 bin liralık mali desteğin yanında, tez aşamasındaki doktora öğrencileri için de ayrıca her yıl 6 bin liralık ek destek ve akademi üyelerince danışmanlık da sağlanıyor.

TÜBA-TESEP Ödülleri; tüm bilim alanlarında üniversite düzeyinde nitelikli Türkçe bilimsel telif eser yazım ve yayınını teşvik amacıyla veriliyor. 2008’de başlatılan ve 2016’ya kadar telif ve çeviri eserlerin ödüllendirildiği TEÇEP olarak adlandırılan programın 2017’den itibaren telif eserleri teşviki amaçlayan TESEP olarak devamına ve Sosyal Bilimler alanından bir esere “Halil İnalcık Özel Ödülü” verilmesine karar verildi. 2017 yılında, TESEP ve Halil İnalcık Özel Ödülü 20 bin TL, Kayda Değer Telif Eser Ödülü (mansiyon) ise, 7 bin TL olarak belirlendi.

ERA-NET E-Rare-3 Nâdir Hastalıklar Araştırmaları için Uluslararası Ortak Çağrısı ( JTC 2018) Açıldı!

Fri, 12/08/2017 - 12:12

Çağrı Açılış: 7 Aralık 2017

Birinci Aşama Son Başvuru: 6 Şubat 2018

E-Rare, Nâdir Hastalıklarda ERA-NET Araştırma Programları (www.e-rare.eu), 2006 yılında kurulmuş ve faaliyetleri Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen bir Avrupa Araştırma Alanı (European Research Area-ERA)-NET Cofund projesidir.

Yaklaşık 10 yıldır nâdir hastalıklar alanında uluslararası araştırmaları desteklemek amacıyla Ortak Uluslararası Çağrı (Joint Transnational Call- JTC) düzenleyen ERA-NET Cofund E-Rare-3 Projesi Konsorsiyumu, 2018 yılının çağrı başlığını “Nâdir Hastalıklar Kapsamında Hastalık Sebeplerinin Keşfinde Hipotez Bazlı Entegre Çoklu-Omik Yaklaşımlar Ve Fonksiyonel Validasyonları Uluslararası Araştırma Projeleri (Transnational research projects on hypothesis-driven use of multi-omic integrated approaches for discovery of disease causes and/or functional validation in the context of rare diseases)” olarak belirlemiştir.

Nâdir hastalıklar alanında farklı ülkelerden bilim insanlarını biraraya getirerek uluslararası ve disiplinlerarası Ar-Ge işbirliklerini destekleyen JTC2018 çağrısına Ülkemiz adına TÜBİTAK katkı sunmaktadır. Türkiye’den çağrıya başvuru yapacak araştırmacıların TÜBİTAK’a ulusal başvuru yapması zorunludur. Konuyla ilgili Aralık ayı sonunda detaylı açıklama yapılacaktır; lütfen http://tubitak.gov.tr/ ve https://h2020.org.tr/ sayfalarımızı takip ediniz.

Çağrı ile ilgili ayrıntılı bilgiye http://www.erare.eu/joint-call/10th-joint-call-european-research-projects-rare-diseases-jtc-2018 ağ sayfasından ulaşabilir; sorularınızı TÜBİTAK ERA-NET Cofund E-Rare-3 Projesi Ulusal İrtibat Noktası Dr. Jale Şahin’e, e-rare@tubitak.gov.tr adresine iletebilirsiniz.

“Efficiency Challenge Electric Vehicle” Kayıtları Başladı

Tue, 12/05/2017 - 15:35

Üniversiteli gençler alternatif enerjili araçlarını yarıştırmak için 6-12 Ağustos 2018 tarihlerinde “Efficiency Challenge Electric Vehicle” etkinliğinde buluşuyor.

Yarışlar, öğrencileri şehir konseptinde en verimli batarya (Electromobile) ya da hidrojen enerjili (Hydromobile) araç üretme konusunda teşvik ediyor, onlara mühendislik yeteneklerini gösterebilecekleri bir ortam sunuyor.

Yarışların 14. yılında, öğrencilerin otonom araç üzerine çalışmasını teşvik etmek amacıyla “Otonom Araç Kategorisi” başlıklı yeni bir yarış kategorisi oluşturulmuştur. Bu kapsamda takımlar, hazırlamış oldukları batarya elektrikli ya da hidrojen enerjili araçları ile bu kategori için de ayrıca başvuru yaparak hazırlık teşviki alabilecektir. Bu kategori ile farklı disiplinlerden üniversite öğrencilerinin, sürücüsüz araç teknolojileri konusunda çalışarak farkındalık kazanması amaçlanmaktadır.

Yarışmacı tüm katılımcılara finansal desteğin verileceği yarışlarla ilgili ayrıntılı bilgi ve başvuru şartları için challenge.tubitak.gov.tr adresini ziyaret ediniz.

Kayıt için son tarih 10 Ocak 2018.

Pages